Rehberlik

Eğitim danşmanımız Cenk Alyanak "Yaşayarak Öğrenme" metodunu anlatıyor.

            Bilindiği gibi çocuklarımız  üç yaşından itibaren yaşamlarında yer alan her bilgiye görerek, dokunarak, duyarak ve  yaparak ulaşıyor. Bizlerde kurum olarak Eğitim sistemimiz doğrultusunda hazırladığımız eğitim programımızda yapılan etkinlikleri bu doğrultuda hazırlıyor ve onların daha kalıca şekilde bilgiler edinmelerini sağlıyoruz.36 hafta  boyunca uyguladığımız  program sonucunda   Çocuklarımızın üzerinde yaptığımız gözlemleri, dönem sonlarında hazırladığımız çocuk gelişim formlarıyla anne ve babalarımızla da paylaşarak onların heyecanlarına da tanık oluyoruz.

            Kalıcı bilginin dışında, bu eğitim sistemini seçme nedenlerimizden biri de  yapılan araştırmalarda , 1960 yılların başlarında Amerika da uygulanmaya başlayan High/Scope programının uzun vadede de daha az suç işleme, iş ve aile hayatında daha başarılı olma gibi önemli etkilerinin olduğunu gösteriyor olması ve bu çalışmalarda , High/Scope programının çocukların gelişimini ve akademik başarılarını da olumlu yönde artırdığına ilişkin bulgular elde edilmiş olması sistemimize olan güvenimizi daha da arttırıyor.

            Milli Eğitim Bakanlığı’nın da önümüzdeki yıl tüm Türkiye’de uygulamaya koyacağı yeni müfredat da ‘yaşayarak öğrenme’ modeli üzerine yapılandırıldığını düşünürsek  çocuklarımızın ilk öğretim hayatlarında da  okulöncesinde aldıkları eğitimi rahatlıkla devam ettirebilecek olması bizi mutlu ediyor.

             Şunu belirtmek istiyorum ki,program içindeki planlama,çalışma ve hatırlama zamanlarıyla yaşayarak öğrenme modelinin çocuk için daha kalıcı öğrenme sağladığına dikkat çekerek, Duyduklarımızın yalnızca yüzde 10´unu, gördüklerimizin yüzde 30´unu, hem duyup hem gördüklerimizin yüzde 50´sini, ama bunlara dokunmayı eklersek hatırlama yüzde 90´a çıktığına göre, yaşamadan öğrenemezsiniz sadece başkalarını görüp taklit edersiniz diyebiliriz.

Son olarak ,yaşayarak öğrenmek hiç bitmeyecek gibi görünen koca bir kalıp çikolatanın son parçasını da yediğinizde hissedilendir.

Bazen çikolatamız  bittiği için üzülür, bazen de çikolatamız bittiği içinde doyar mutlu oluruz…

 

BUGÜN OKULDA NE YAPTIN? 

Çocuğunuz anaokulundan  geldi,kapıyı  henüz açtınız  ya da onu okula almaya gittiniz sabırsızlıkla bekliyor ve sizden uzakta ne yaptığını bilmek istiyorsunuz. Ancak tüm sorular karşısında hep ‘’ hiçbir şey’’cevabı alıyorsunuz.

Peki, hiç nerede hata yapıyorum diye düşündünüz mü?

Çocuğunuz  gözünüzün önündeyken içiniz rahattır. Çünkü bütün gün kontrolünüz altındadır. Fakat anaokuluna  gitmeye başlayınca gün boyunca sizden uzaktır  ilk günler saatler  uzar da uzar. Hatta zaman zaman pişmanlık duyar ve vicdan azabı da çekersiniz. Aklınız onun neler yaptığına takılır. Okul çıkışında onu ilk gördüğünüz andan itibaren çocuğu soru yağmuruna tutarsınız.

‘’Bugün okulda ne yaptın?’’ Aldığınız cevap her zaman ki gibi ‘’Hiçbir şey’’ dir. Ve yine hayal kırıklığına uğrarsınız. Oysa ki ne çok şey yapmıştır.ne çok şey öğrenmiştir. Ama yine size hiç bir şey yapmadığını söylüyor

Önce kendinizi kötü sonra dışlanmış hatta ihanete uğramış hissedebilirsiniz. Sonra sonu gelmeyen sorular beyninizi kemirir durur. Ya kötü bir şey olduysa,ya size anlatmak  istemiyorsa? Ya da onu bütün gün yalnız bıraktığınız için özellikle böyle davranıyorsa?

Aslı durum hiç de öyle değildir.  Bize göre anaokulu çocuğun beceri kazandığı,paylaşmayı öğrendiği,eğlendiği ve yaşıtlarıyla beraber olduğu bir yerdir. Çocuklar için ise anneleri olmadan yaşıtlarıyla ve yabancılarla karşılaşıp , kimliklerini bulmaya çalıştıkları kendilerine ait bir dünyadır. Gerçekte çocuk için arkadaşlarıyla olmak,resim yapmaktan daha önemlidir.. onlar için sosyal ilişkiler öyle yorucudur ki, eve döndüklerinden  hiçbir şey düşünmeden dinlenmek isterler ve olanlardan da söz etmek istemezler.

Ama unutmamak gerekir ki karekterden ileri gelen farklılıklarda vardır. Dışa dönük çocuklar anaokulunda yaptıklarını daha çok anlatırken (özellikle kız çocukları)içe dönük çocuklar daha çok sessiz kalmayı tercih ederler. Ama her ne kadar yaşadıklarını anlatsalar da bütün çocukların sakladığı özel şeyler vardır. Ancak anne babalar çoğu zaman onları anlamakta  ve tanımadıkları yönleri  olduğunu kabul  etmekte zorlanırlar.

Çocuk anaokulundayken, artık sizin bebeğiniz değil sizden ayrı,bir topluma girmiş ,korunan ama yinede ailesinden uzak bir bireydir. Bu sosyal çevre de ailesi olmadan yeteneklerinin farkına varır ve ayrıca onu koruyan ama aynı zamanda da yalnız bırakan  bir grubun içine girmiş olur. İşte bu yüzden ne yaptığı hakkında sorular sormaktansa ‘’iyi geçtimi?’’,’’eğlendinmi?’’ gibi gibi sorular sorarak kendini nasıl hissettiğini anlamaya çalışmak daha yerinde olur?

Çocuğunuz anaokulunda gün boyunca bir çok şey yaşamıştır.Eğer sabırlı olursanız,er ya da geç yaşadıklarını anlatır. O düşüncelerini toparlamaya çalışırken peş peşe sorularla onu sıkıştırırsanız,çocuğu zorlamış olursunuz. Anlatacağı varsa da bu yaklaşıma tepki duyduğu için anlatmayabilir.

Ayrıca çocuğunuz eve gelene kadar anaokulunda yaptıklarını unutmuş da olabilir. Bu yaştaki çocuklar için ev  ve anaokulu sanki hayatlarının  birbirinden tamamen ayrı iki parçası gibidir. Bu iki mekan arasında bağ kurmakta zaman zaman  zorlanabilir.3-4 yaşlarındaki bir çocuk için olaylar çok hızlı gelişmektedir, eve döndüğünde anaokulu çoktan geçmişte kalmıştır bile.. bu nedenle konulmak istememesi  çok normaldir.

SON SÖZ OLARAK SABIRLI OLUN

Çocuğunuzu okuldan almaya bakıcı yada anneanne almaya gidiyor ve çocuk da o gün neler yaptığını sadece onlara anlatıyorsa , size de anlatması için zorlamayın. Size aktarılanlarla yetinmeye çalışın.

Azar azar bölük pörçük anlatıyorsa bırakın öyle anlatsın. Onun da kafasını toplamaya ihtiyacı olabilir.

Özellikle yabancıların yanında anlatması için zorlamayın , çocuğunuz bunu kontrol edilme gibi algılayabilir.

Ne yediği hakkında sorularla çocuğunuzu sıkıştırmayın. okul mönüsünden  ne yediğini takip edebilirsiniz. Çünkü çocuklar sevdiği ya da sevmediği  birkaç yemek dışın da  mönüyü anlatmayı pek önemsemez.

Eğitim Programlarımız

Okulumuzda MEB nın hazırladığı eğitim programının yanında "High/Scope" eğitim sistemi u...

Eğitim Kadromuz

Sınıf öğretmenlerimiz okul öncesi  çocuk gelişimi  mezunu olup alanlar...

Rehberlik

Eğitim danşmanımız Cenk Alyanak "Yaşayarak Öğrenme" metodunu anlatıyor....

Sınıflarımız

Sınıflarımız çocuklarımızın yaş ve gelişim düzeylerine göre oluşturulmuştur....